Öğren. Geliştir. Büyü.
Uzmanların hazırladığı videolar, detaylı dokümanlar, adım adım eğitimler ve canlı bir topluluğun desteğiyle Kuika’yı daha derinlemesine keşfedin.

Gün boyunca paylaşılan oturumlarda ortak bir mesaj vardı:
Yapay zeka artık süreçlerin yanında çalışan bir araç değil.
Doğrudan organizasyonların merkezinde konumlanmaya başlıyor.
“The Rise of AI-Native Organizations” temasıyla gerçekleşen summit; AI destekli yazılım geliştirmeden süreç otomasyonuna ve gerçek müşteri hikayelerine kadar oldukça geniş bir perspektif sundu.
Etkinliğin moderasyonunu, Kuika Chief of Business Consulting and International Growth, Eren Özdemir gerçekleştirdi. Sunum boyunca; teknolojik dönüşümün geçmişten bugüne evrimi, Agile Manifesto’nun ortaya çıkışı, Gartner Hype Cycle, insan adaptasyonu ve teknolojinin değişim hızı gibi kritik başlıklar değerlendirildi. Sahnenin dikkat çeken anlarından biri ise, MEXT Technology Center bünyesinde kullanılan Boston Dynamics’in çevik mobil robotu Spot’un sahneye çıkışı oldu. Fiziksel dünya ile yapay zekâ destekli teknolojilerin kesişimini temsil eden bu deneyim, AI-Native organizasyon vizyonunu etkileyici bir şekilde yansıttı.
Bugün birçok kurum AI kullanıyor.
Ancak fark yaratan nokta artık yalnızca AI kullanmak değil; süreçlerini, operasyonlarını ve ürün geliştirme yaklaşımını AI-native şekilde tasarlayabilmek.
Summit boyunca bu dönüşümün farklı sektörlerde nasıl karşılık bulduğunu dinleme fırsatı bulduk.
Kuika fikir aşamasından canlı ürüne kadar tüm geliştirme sürecini tek platform üzerinde birleştiren bütünleşik bir yapı sunuyor.
Kuika AI Summit sahnesinde, Kuika President Stefano Tito; yazılım geliştirmenin geleceğini şekillendiren AI-Native yaklaşımı ve Kuika 4.0 vizyonunu katılımcılarla paylaştı.
Ardından sahneye çıkan Analyst / Software Developer Emrah Akbuğa ise Kuika platformunun uçtan uca yeteneklerini anlattı.
Sunumda;
💡 fikirden ürüne uzanan AI destekli geliştirme süreci,
🎨 Designer tarafındaki modern UI elementleri ve blok yapıları,
⚙️ Builder ile güçlü entegrasyon altyapısı,
📊 Report Designer ve Email Builder özellikleri,
🔄 Scheduled Jobs ile otomasyon senaryoları,
🧩 BPMN 2.0 tabanlı Process Automation yaklaşımı,
☁️ Kuika Cloud’un güvenlik ve ölçeklenebilirlik yetenekleri detaylı şekilde ele alındı.
Summit'in en dikkat çeken başlıklarından biri Kuika 4.0 yaklaşımıydı.
Kuika VP of Engineering & Platform Product Owner Türenç Engin tarafından aktarılan vizyonda, “Enterprise Vibe Coding” kavramı oldukça önemli bir yerde duruyordu.
Bugün AI araçlarıyla kod üretmek artık şaşırtıcı değil.
Asıl önemli konu; kurumsal ölçekte sürdürülebilir, güvenli ve yönetilebilir sistemleri AI destekli şekilde geliştirebilmek.
Kuika’nın yaklaşımı burada yalnızca hızlı prototiplemeye odaklanmıyor. Governance, security, RBAC, CI/CD, entegrasyon ve ölçeklenebilirlik gibi enterprise ihtiyaçları doğrudan geliştirme sürecinin merkezine yerleştiriyor.
Summit boyunca yalnızca geliştirme deneyimi değil, doğrudan operasyonların içinde çalışan AI senaryoları da paylaşıldı.
Kuika Technical Sales Manager Doğukan Sağlam'ın aktardığı Kuika AI Features tarafında gösterilen örnekler arasında:
gibi birçok farklı kullanım senaryosu yer aldı.
Özellikle RAG Chat yapıları dikkat çekiciydi. Kurumsal dokümanlar, şirket içi bilgi kaynakları, veri havuzları ve operasyonel içerikler üzerinden çalışan bu yapı sayesinde kullanıcılar doğal dil ile kurum içi verilere erişebiliyor, bilgiye çok daha hızlı ulaşabiliyor ve süreçleri AI destekli şekilde yönetebiliyor hale gelecek.
Buradaki önemli nokta şu: AI artık yalnızca bir chatbot deneyimi değil. Operasyonel süreçlerin içinde çalışan aktif bir katman haline geliyor. Önümüzdeki dönemde kurumlar yalnızca uygulama geliştirmeyecek. Kendi organizasyonları içinde çalışan AI destekli dijital iş arkadaşları oluşturacak.

Kuika Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Ciliv’in keynote oturumu, summitin en ilham veren anlarından biriydi.
“Winning Business Strategy in AI Times” başlığı altında yaptığı konuşmada, yapay zekanın yalnızca teknolojiyi değil; iş yapış biçimlerini, rekabet modellerini ve şirketlerin geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiğine odaklandı.
Özellikle şu mesaj güçlü şekilde hissediliyordu:
AI çağında fark yaratan şirketler, teknolojiyi sonradan adapte edenler değil; organizasyonlarını en baştan bu dönüşüme göre tasarlayanlar olacak.
Süreyya Ciliv’in konuşması boyunca:
gibi konular ön plana çıktı.
Summit'in genel ruhunu en iyi özetleyen perspektiflerden biri de buydu:
Yapay zeka artık yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir araç değil, doğrudan iş stratejisinin merkezine yerleşiyor.
Kuika VP of Optimizationa Aydın Tanrıverdi oturumunda, optimizasyonun artık yalnızca analiz yapmak değil; doğru veriyi doğru aksiyona dönüştürebilmek anlamına geldiğini vurguladı.
Kuika’nın AI destekli yaklaşımıyla birlikte forecasting, optimization ve operations research süreçlerinin tek bir yapı altında çalışabildiği; kurumların yalnızca veriyi izleyen değil, en doğru kararı üretebilen sistemler geliştirebildiği aktarıldı.
Özellikle:
gibi alanlarda AI-native yapıların önemli avantaj sağladığı paylaşıldı.
Oturum boyunca öne çıkan fikirlerden biri şuydu: Veri tek başına yeterli değil. Asıl farkı yaratan şey, Kuika Optimizasyon ile veriyi aksiyona dönüştürebilen akıllı sistemler kurabilmek.
Prof. Dr. Deniz Kılınç oturumunda, yapay zekânın artık yalnızca uygulamalara eklenen bir özellik değil; kurumların tamamına yayılan AI-native sistemlerin temel yapı taşı haline geldiğini vurguladı.
Sunum boyunca Kuika'yı; güvenli, ölçeklenebilir ve AI-native bir platform olarak konumlandırırken, yapay zekânın platformun tüm katmanlarında entegre şekilde çalıştığını aktardı.
Deniz Kılınç’ın öne çıkardığı “Intelligence Loop” yaklaşımı ise şu döngü üzerine kuruluydu:
Observe → Decide → Act → Improve.
Bu yapıda:
Özellikle AI Agents, RAG yapıları, BPMN + AI birleşimi ve Decision Intelligence yaklaşımının; Kuika’yı yalnızca bir low-code platformdan öteye taşıyarak uçtan uca akıllı sistemler geliştirme platformuna dönüştürdüğü vurguladı.
Summit'in en güçlü taraflarından biri, anlatılanların yalnızca vizyon seviyesinde kalmamasıydı.
Sahnede gerçek kullanım senaryoları ve gerçek dönüşüm hikayeleri vardı.
Global Marketing & Business Development Director Emrah Tatarka ve Digital Transformation Lead Buğrahan Alışık tarafından paylaşılan dönüşüm hikayesinde; Çin CRM projesinden bayi portalına kadar birçok farklı kullanım senaryosu anlatıldı.
Özellikle dikkat çeken noktalardan biri “Akıllı Sistem Center of Excellence” yaklaşımıydı.
Bu yapı:
Burada konuşulan şey yalnızca teknoloji değildi.
Kurumların çalışma biçiminin nasıl değiştiğiydi.
Düzce Plant and R&D Director Uğur Karaçiçek tarafından aktarılan Nobel İlaç deneyimi ise AI’ın fiziksel operasyonlara nasıl entegre olduğunu gösteren önemli örneklerden biriydi.
Üretim süreçlerinde görüntü işleme teknolojileri kullanılarak:
Bu oturum, AI’ın artık yalnızca dijital ekranlarda değil; üretim sahalarının içinde de aktif rol aldığını net şekilde gösterdi.
Kuika VP of Customer Success Özge Akbaba’nın gerçekleştirdiği KuikApps oturumu ise summitin en dikkat çeken bölümlerinden biriydi.
Burada konuşulan konu yalnızca uygulama geliştirmek değildi. Kurumların ihtiyaç duyduğu süreçleri çok daha hızlı, entegre ve sürdürülebilir şekilde hayata geçirebilmesiydi.
KuikApps yaklaşımı; hazır iş uygulamaları, sektör çözümleri ve AI destekli sistemlerle kurumların dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.
Özellikle:
gibi birçok farklı alanda geliştirilen çözümler paylaşıldı.
Bu oturumda öne çıkan önemli noktalardan biri de şuydu:
Kurumlar artık yalnızca yazılım satın almak istemiyor.
Kendi süreçlerine adapte olabilen, yaşayan ve gelişebilen sistemler istiyor.
KuikApps yaklaşımı da tam olarak bunu hedefliyor:
Özellikle AI destekli uygulamaların yalnızca “ek özellik” olarak değil, doğrudan iş süreçlerinin merkezinde konumlanması summit boyunca sıkça vurgulandı.
Intelligent Automation Technologies Manager Yağız Furtun tarafından aktarılan Norm Digital projeleri de summitin dikkat çeken bölümlerindendi.
Özellikle:
gibi örnekler, low-code yaklaşımının artık yalnızca hızlı geliştirme değil; doğrudan operasyonların merkezinde çalışan sistemler ürettiğini gösteriyordu.
Norm Digital tarafından paylaşılan çıktılar arasında:
gibi oldukça somut sonuçlar yer aldı.
Gözde ITS adına konuşan Product Owner Gözde Elüstü Biçer, kurumların büyüdükçe karşılaştığı en önemli problemlerden birine odaklandı: süreçlerin kişilere bağımlı hale gelmesi.
Kalite yönetim sistemi dönüşümü üzerinden paylaşılan deneyimde; doküman yönetimi, görev takibi, süreç karmaşıklığı ve kurumsal hafıza eksikliği gibi operasyonel problemlerin nasıl merkezi bir yapıyla çözülebileceği anlatıldı.
Özellikle:
gibi başlıklar öne çıktı.
Bu oturum, AI-native dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımı değil; organizasyonel sürdürülebilirlik açısından da kritik olduğunu gösteriyordu.
Fronta tarafında Co-Founder Ömür Yesügay tarafından paylaşılan yaklaşım ise hızlı adapte olabilen, ölçeklenebilir ve entegrasyon odaklı sistem mimarilerine odaklanıyordu.
Özellikle kurumların:
gibi ihtiyaçların artık çok daha kritik hale geldiği vurgulandı.
Summit boyunca konuşulan AI-native yaklaşımın önemli parçalarından biri de buydu:
Teknoloji artık yalnızca bir destek katmanı değil, organizasyonel çevikliğin temel yapı taşlarından biri haline geliyor.
Fronta oturumu, bu dönüşümün operasyonel tarafta nasıl karşılık bulduğunu gösteren önemli örneklerden biriydi.
HAVELSAN oturumunda ise Next Generation Techs Lead Dr. Burak Gülbay büyük ölçekli ve yüksek operasyonel kompleksiteye sahip kurumlarda dijital dönüşümün nasıl ele alındığına dair önemli perspektifler paylaştı.
Özellikle:
gibi başlıklar ön plana çıktı.
Kurumsal yapılarda dönüşümün yalnızca hızlı geliştirme değil; aynı zamanda yönetilebilirlik, güvenlik ve sürdürülebilirlik gerektirdiği net şekilde hissediliyordu.
HAVELSAN oturumu, AI-native yaklaşımın savunma sanayi ve yüksek güvenlik gerektiren yapılarda da ne kadar önemli hale geldiğini gösteren güçlü örneklerden biri oldu.

Summitin dikkat çeken keynote oturumlarından biri de Prof. Dr. Erdal Arıkan tarafından gerçekleştirildi.
5G teknolojisinin temelini oluşturan Polar Kodlar’ın mucidi olarak dünya çapında önemli bir yere sahip olan Erdal Arıkan, “5G and AI Times” perspektifiyle geleceğin iletişim ve teknoloji altyapılarına dair önemli değerlendirmeler paylaştı.
Konuşma boyunca:
gibi başlıklar öne çıktı.
Özellikle AI ve iletişim teknolojilerinin birlikte gelişiminin, önümüzdeki dönemde yalnızca teknoloji şirketlerini değil; tüm sektörleri dönüştüreceği fikri oldukça güçlü hissediliyordu.
Kuika AI Summit 2026’nın en değerli taraflarından biri de buydu:
Teknolojiyi yalnızca bugünün ihtiyaçları üzerinden değil, geleceğin sistemleri üzerinden konuşabilmek.
Kuika AI Summit 2026 boyunca en çok hissedilen şey şuydu:
AI artık yalnızca kullanılan bir teknoloji değil.
Kurumların düşünme, geliştirme ve operasyon yönetme biçimini yeniden tanımlayan yeni bir yapı.
Önümüzdeki dönemde fark yaratan organizasyonlar:
Süreçlerini buna göre tasarlayan, operasyonlarını buna göre dönüştüren ve teknolojiyi organizasyonun DNA’sına yerleştirebilen yapılar yeni dönemin en güçlü oyuncuları olacak.
Kuika AI Summit - The Rise of AI-Native Organizations da tam olarak bunu gösterdi.
Uzmanların hazırladığı videolar, detaylı dokümanlar, adım adım eğitimler ve canlı bir topluluğun desteğiyle Kuika’yı daha derinlemesine keşfedin.